"clenched" in Turkish
Definition
Genellikle el, yumruk, çene veya diş gibi vücut bölümlerinin çok sıkı şekilde tutulduğu veya sıkıldığı durumlar için kullanılır; çoğunlukla öfke veya kararlılık gibi güçlü duyguları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'clenched fists', 'clenched jaw', 'clenched teeth' gibi kalıplarla vücut parçalarında kullanılır, gerginlik veya öfke belirtir. Nesnelere uygulanmaz.
Examples
He spoke through clenched teeth.
O, **sıkılmış** dişlerinin arasından konuştu.
Her hands were clenched in anger.
Ellerini öfkeyle **sıkmıştı**.
He held the letter with a clenched fist.
Mektubu **sıkılmış** eliyle tutuyordu.
She listened in silence, jaw clenched tightly.
Sessizce dinledi, çenesi **sıkılmış** haldeydi.
He faced the bad news with clenched fists.
Kötü haberi **sıkılmış** yumruklarla karşıladı.
Her words came out between clenched teeth, barely above a whisper.
Sözleri, **sıkılmış** dişlerinin arasından neredeyse fısıltıyla çıktı.