"cleaved" in Turkish
Definition
Bir şeyi kuvvetle ikiye ayırmak veya kesmek anlamına gelir; nadiren ise bir şeye sıkı sıkıya bağlı kalmak anlamında kullanılır (eski veya edebi metinlerde).
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde genellikle 'bölmek' ya da 'yarılmak' anlamındadır. 'Sıkı sıkıya bağlı kalmak' eski ve edebi metinlerde nadiren karşınıza çıkar.
Examples
The log was cleaved in two pieces by the axe.
Kütük, balta ile iki parçaya **yarılmıştı**.
The bone cleaved easily under the surgeon’s tool.
Kemik, cerrahın aleti altında kolayca **yarıldı**.
During the storm, the tree was cleaved by lightning.
Fırtına sırasında, ağaç yıldırım tarafından **yarıldı**.
The group cleaved into two factions after the debate.
Tartışmadan sonra grup ikiye **bölündü**.
She cleaved to her beliefs despite criticism.
Eleştirilere rağmen inançlarına **sıkı sıkıya bağlı kaldı**.
In the old story, the sea was cleaved as the people crossed.
Eski hikâyede, insanlar geçerken deniz **yarılmıştı**.