"claptrap" in Turkish
Definition
Etkileyici gibi görünen ama aslında anlamsız olan sözler ya da fikirlerdir; insanları etkilemek için söylenir.
Usage Notes (Turkish)
Birinin konuşmasını ya da yazısını gereksiz, abartılı ve boş görmek için kullanılır. 'Political claptrap' ve 'claptrap dolu' gibi ifadelerle sıkça geçer. Nesnelere yönelik kullanılmaz.
Examples
Don't believe all that claptrap on TV.
Televizyondaki bütün bu **saçmalıkları** sakın inanma.
His speech was full of claptrap.
Konuşması tamamen **saçmalıklarla** doluydu.
She ignored his claptrap and kept working.
Onun **saçmalığını** görmezden gelip çalışmaya devam etti.
That's just political claptrap, nothing more.
Bu sadece siyasi **saçmalık**, başka bir şey değil.
All that fancy talk was pure claptrap to impress the crowd.
O kalabalığı etkilemek için yapılan şatafatlı konuşmaların hepsi tamamen **saçmalıktı**.
You don't have to listen to his claptrap if it annoys you.
Eğer **saçmalıkları** seni rahatsız ediyorsa, dinlemek zorunda değilsin.