Herhangi bir kelime yazın!

"clamped" in Turkish

sıkıştırılmışkelepçelenmiş

Definition

Bir nesnenin kelepçe veya benzeri bir aletle sıkıca tutulduğu ya da birleştirildiği durumdur. Genellikle nesnelerin güvenle sabitlenmesini anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Teknik, tamir veya atölye bağlamlarında kullanılır. 'clamped shut', 'clamped together' gibi ifadelerde yaygındır. İnsanlar için kullanılmaz; ama soyut ya da mecazi olarak kullanılabilir ('his jaw was clamped shut' gibi).

Examples

The metal pieces were clamped tightly together.

Metal parçalar **sıkıştırılmış** bir şekilde bir araya getirilmişti.

She kept her mouth clamped shut.

Ağzını **sıkıca kapalı tuttu**.

The book was clamped under his arm.

Kitap kolunun altında **sıkıştırılmıştı**.

The carpenter clamped the wood so the glue could dry.

Marangoz, tutkal kuruyabilsin diye ahşabı **sıkıştırdı**.

After the accident, his hand was still clamped around the steering wheel.

Kazadan sonra eli hâlâ direksiyona **sıkıca sarılmıştı**.

My bike got clamped for illegal parking downtown.

Bisikletim şehir merkezinde yasa dışı park nedeniyle **kelepçelendi**.