"clambered" in Turkish
Definition
Bir yere ellerini ve ayaklarını kullanarak zorlanarak çıkmak veya tırmanmak. Genellikle dik, engebeli veya ulaşılması zor yerler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bu fiil, genellikle yukarıya ya da engel üzerinden zorlukla çıkmak anlamındadır. Kolay, rahat tırmanışlar için kullanılmaz; 'güçlükle tırmanmak', 'üzerinden çıkmak' gibi kullanılır.
Examples
She clambered up the ladder slowly.
O merdivene yavaşça **güçlükle tırmandı**.
The children clambered over the rocks by the river.
Çocuklar nehir kenarındaki kayaların üzerinden **güçlükle tırmandı**.
He clambered into the car after slipping on the ice.
Buzda kaydıktan sonra arabaya **güçlükle tırmandı**.
We clambered up the steep hill, grabbing at branches for balance.
Dengeleri için dallara tutunarak dik tepeye **güçlükle tırmandık**.
After the boat tipped, everyone clambered back on board as fast as they could.
Tekne devrildikten sonra herkes olabildiğince hızlı şekilde tekrar tekneye **güçlükle çıktı**.
Covered in mud, she clambered out of the ditch, laughing at herself.
Çamura bulandıktan sonra hendeğin içinden **güçlükle çıktı** ve kendine güldü.