"cheapen" in Turkish
Definition
Bir şeyin fiyatını düşürmek veya değerini, önemini, saygınlığını azaltmak.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla çok değerli veya saygın bir şeyi ucuz, önemsiz göstermede kullanılır (ör. 'cheapen the brand'). Fiyatta indirim anlamı da vardır.
Examples
They want to cheapen the cost of medicine.
İlaçların maliyetini **ucuzlatmak** istiyorlar.
Adding cheap materials can cheapen the product.
Ucuz malzeme eklemek ürünü **değerini düşürebilir**.
Don't cheapen your work by rushing.
Acele ederek işini **ucuzlatma**.
He didn't want to cheapen himself by arguing online.
İnternette tartışarak kendini **değerini düşürmek** istemedi.
The company won't cheapen its brand by making low-quality products.
Şirket düşük kaliteli ürün üretip markasını **ucuzlatmayacak**.
Some people think reality TV cheapens our culture.
Bazı insanlar reality TV'nin kültürümüzü **ucuzlattığını** düşünüyor.