"charismatic" in Turkish
Definition
Başkalarını kolayca etkileyip ilham verebilen, kendine özgü çekiciliği ve güveni olan kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok liderler, konuşmacılar veya sanatçılar için kullanılır. Sadece sempatik değil, aynı zamanda ilham verici veya etkileyici olmayı ifade eder.
Examples
The new manager is very charismatic.
Yeni müdür çok **karizmatik**.
She gave a charismatic speech that inspired everyone.
Herkesi etkileyen **karizmatik** bir konuşma yaptı.
People followed the charismatic leader.
İnsanlar **karizmatik** lideri takip etti.
Everyone says he's one of the most charismatic speakers they've ever heard.
Herkes onun şimdiye dek duydukları en **karizmatik** konuşmacılardan biri olduğunu söylüyor.
There's just something charismatic about her that makes people want to listen.
Onda insanları dinlemeye çeken bir **karizmatik** özellik var.
He may not be the smartest, but he's incredibly charismatic and people trust him.
Belki en zeki kişi değil ama inanılmaz derecede **karizmatik** ve insanlar ona güveniyor.