Herhangi bir kelime yazın!

"chancing" in Turkish

şansını denemekriske girmek

Definition

Sonucun ne olacağını bilmeden, iyi bir sonuç umuduyla risk almak veya denemek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok günlük konuşmada veya edebi metinlerde kullanılır. 'chancing it', 'chancing your luck' gibi kalıplarda geçer. Hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar için kullanılabilir.

Examples

He is chancing his money on that horse.

O, o at için parasını **riske atıyor**.

Are you really chancing it without an umbrella?

Gerçekten şemsiyesiz **şansını deniyorsun** mu?

She was chancing a meeting with her old friend.

Eski arkadaşıyla karşılaşmayı **şansına bırakmıştı**.

You’re just chancing your luck if you drive in this weather.

Bu havada araba kullanıyorsan sadece **şansını deniyorsun**.

He ended up getting the job by chancing a conversation with the manager.

Müdürle **şansını deneyip konuşarak** işi aldı.

We were just chancing it when we decided to camp without checking the forecast.

Hava durumu kontrol etmeden kamp yapmaya karar vererek sadece **şansımızı denemiştik**.