"certitude" in Turkish
Definition
Bir şeyden en ufak bir kuşku duymadan tamamen emin olma durumu.
Usage Notes (Turkish)
'Certitude' daha çok akademik ve resmi metinlerde kullanılır; günlük konuşmada 'kesinlik' veya 'emin olma' daha doğaldır. İnanç veya felsefi tartışmalarda kullanmak uygundur.
Examples
He spoke with complete certitude about his decision.
Kararından tam bir **kesinlik**le bahsetti.
Her certitude made everyone trust her plan.
Onun **kesinliği**, herkesin planına güvenmesini sağladı.
Scientists approach their work with certitude only after many tests.
Bilim insanları ancak birçok testten sonra çalışmalarına **kesinlik**le yaklaşır.
There was a tone of certitude in his voice that left no room for doubt.
Sesindeki **kesinlik** tonu hiçbir şüpheye yer bırakmadı.
Religious leaders often speak with certitude about their beliefs.
Dini liderler inançları hakkında genellikle **kati inanç** ile konuşurlar.
You can feel his certitude in every word he says, like he knows the truth for certain.
Onun söylediği her kelimede, sanki gerçeği biliyormuş gibi bir **kesinlik** hissediliyor.