"censoring" in Turkish
Definition
Bilgi, kitap, film veya konuşmaların, uygunsuz ya da tehlikeli görüldüğü için bir kısmının çıkarılması, engellenmesi veya değiştirilmesi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya gazetecilikte kullanılır: 'sansürleme', 'bilgi sansürleme'. Genelde devlet veya otorite tarafından yapılır, ancak öz-sansür için de kullanılır. 'Sensör' (alet) ile karıştırmayın.
Examples
The government is censoring news on social media.
Hükümet sosyal medyadaki haberleri **sansürlüyor**.
They are censoring some scenes in the movie.
Filmin bazı sahnelerini **sansürlüyorlar**.
My comment was censored before it appeared online.
Yorumum yayına girmeden önce **sansürlendi**.
People worry that censoring the internet limits free speech.
İnterneti **sansürlemenin** ifade özgürlüğünü sınırlayacağından insanlar endişeleniyor.
There's a debate over censoring violent video games for kids.
Çocuklar için şiddet içeren video oyunlarının **sansürlenmesi** üzerine bir tartışma var.
Instead of censoring, they gave a warning label.
**Sansürlemek** yerine uyarı etiketi koydular.