Herhangi bir kelime yazın!

"cataract" in Turkish

kataraktbüyük şelale (eski kullanım)

Definition

Katarakt, göz merceğinin bulanıklaşması sonucu görme kaybına neden olan bir durumdur. Aynı zamanda (nadir olarak) büyük ve güçlü şelale anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

En çok tıpta, göz sağlığıyla ilgili olarak kullanılır. 'cataract surgery' ifadesi katarakt ameliyatı anlamına gelir. Şelale anlamı günlük konuşmada nadiren, çoğunlukla edebiyatta görülür.

Examples

The doctor said my grandmother has a cataract in her left eye.

Doktor, büyükannemin sol gözünde **katarakt** olduğunu söyledi.

A cataract can make it hard to see clearly.

**Katarakt**, net görmeyi zorlaştırabilir.

He needs surgery to remove his cataract.

**Kataraktını** aldırmak için ameliyat olması gerekiyor.

After my mom had her cataract removed, she could see colors much better.

Annemin **kataraktı** alındıktan sonra, renkleri çok daha iyi görebildi.

In ancient texts, the Nile's biggest cataract was famous for its roaring waters.

Antik metinlerde Nil'in en büyük **şelalesi** gürültülü sularıyla ünlüydü.

By age 70, many people develop a cataract, but it's usually treatable.

70 yaşına gelindiğinde birçok kişide **katarakt** gelişir, ancak genellikle tedavi edilebilir.