Herhangi bir kelime yazın!

"cataclysmic" in Turkish

yıkıcıfelaket

Definition

Çok büyük yıkım veya felakete yol açan olay ya da değişimi tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Resmî bir kelimedir, genellikle büyük felaketler veya dramatik değişimler için kullanılır. 'cataclysmic event', 'cataclysmic impact' gibi ifadelerle sıkça karşılaşılır, hafif sorunlar için uygun değildir.

Examples

The earthquake had cataclysmic effects on the city.

Deprem şehre **yıkıcı** etkiler yaptı.

A cataclysmic storm destroyed hundreds of homes.

Bir **yıkıcı** fırtına yüzlerce evi yok etti.

The climate crisis could cause cataclysmic changes worldwide.

İklim krizi dünya çapında **yıkıcı** değişikliklere yol açabilir.

Losing power for weeks after the hurricane was truly cataclysmic for the community.

Kasırgadan sonra haftalarca elektriksiz kalmak topluluk için gerçekten **yıkıcı** oldu.

Scientists warn that a cataclysmic volcanic eruption could impact the entire planet.

Bilim insanları, **yıkıcı** bir volkan patlamasının tüm gezegeni etkileyebileceği konusunda uyarıyor.

They faced cataclysmic financial losses after the economic crash.

Ekonomik çöküşün ardından **yıkıcı** maddi kayıplarla karşılaştılar.