"cataclysm" in Turkish
Definition
Ani ve büyük yıkıma veya değişime yol açan olay; genellikle doğal afetler veya büyük toplumsal çalkantılar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya edebi bağlamlarda kullanılabilir, günlük konuşmada nadirdir. 'Büyük felaket', 'tarihi yıkım' gibi büyük ölçekli olaylar için uygundur.
Examples
The earthquake was a cataclysm for the region.
Deprem bölge için büyük bir **felaket** oldu.
A great flood can be a worldwide cataclysm.
Büyük bir sel, dünya çapında bir **felaket** olabilir.
The war brought a cataclysm to the country.
Savaş ülkeye büyük bir **felaket** getirdi.
Losing so many jobs at once would be an economic cataclysm.
Aynı anda bu kadar çok iş kaybı, ekonomik bir **felaket** olurdu.
Scientists warn that a meteor strike could trigger a global cataclysm.
Bilim insanları bir göktaşı çarpmasının küresel bir **felaketi** tetikleyebileceği konusunda uyarıyorlar.
After the financial cataclysm, many people struggled to recover.
Finansal **felaket**ten sonra birçok kişi toparlanmakta zorlandı.