Herhangi bir kelime yazın!

"cackles" in Turkish

kıkırdamak (acımasızca gülmek)gıdaklamak

Definition

Yüksek, tiz ve rahatsız edici bir kahkaha atmak ya da tavukların yüksek sesle bağırması.

Usage Notes (Turkish)

‘Cackles’ sıradan bir kahkaha için kullanılmaz; daha çok kaba, korkunç ya da yaşlı kadınların kahkahası için uygundur. Aynı zamanda tavuk sesi için de söylenir.

Examples

She cackles when she watches funny movies.

O, komik filmleri izlerken **kıkırdar**.

The witch cackles loudly in the story.

Hikayede cadı yüksek sesle **kıkırdar**.

The hen cackles every morning.

Tavuk her sabah **gıdaklar**.

He walked in, and the whole group cackled at his silly hat.

O içeri girdiğinde, tüm grup onun komik şapkasına **kıkırdadı**.

Grandma cackles every time someone tells a joke at dinner.

Biri akşam yemeğinde şaka yapınca büyükanne **kıkırdar**.

They all cackled at the idea, thinking it was ridiculous.

Hepsi bu fikre saçma bulup **kıkırdadılar**.