"bustling" in Turkish
Definition
Çok sayıda insanın bulunduğu, hareketli ve gürültülü olan yerler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle şehir, pazar veya cadde gibi canlı ve hareketli yerlerde kullanılır; yalnızca kalabalık veya gürültü değil, olumlu bir enerji de anlatır.
Examples
The bustling market is full of people and sounds.
**Canlı** pazar insanlarla ve seslerle dolu.
New York is a bustling city.
New York **canlı** bir şehir.
The café is always bustling with customers.
Kafe her zaman müşterilerle **canlı**.
It's hard to find a quiet spot in such a bustling neighborhood.
Böyle **canlı** bir mahallede sessiz bir yer bulmak zor.
The restaurant was small but bustling with activity on Friday night.
Restoran küçüktü ama Cuma gecesi **canlıydı**.
Rush hour makes the subway bustling and noisy.
İş çıkışı metrolar **canlı** ve gürültülü oluyor.