"bulbous" in Turkish
Definition
Soğan ya da yumru gibi şişkin ve yuvarlak bir şekle sahip olan şeyler için kullanılır. Genellikle bitki kökleri, burun gibi yerlerde görülür.
Usage Notes (Turkish)
'bulbous' tanımı resmi ya da betimleyici şekilde kullanılır; argo değildir. 'bulbous nose', 'bulbous plant roots' gibi kalıplarda geçer. 'bulky' ile ya da 'bubbly' ile karıştırılmamalıdır; genellikle görünüş veya fiziksel şekle işaret eder.
Examples
The flower has a bulbous base underground.
Çiçeğin yer altında **şişkin** bir tabanı var.
He has a bulbous nose.
Onun **şişkin** bir burnu var.
The tree’s roots are thick and bulbous.
Ağacın kökleri kalın ve **şişkin**.
Her cheeks became bulbous after the tooth surgery.
Diş ameliyatından sonra yanakları **şişkin** hale geldi.
Those old glass lamps had a bulbous shape at the bottom.
Eski cam lambaların alt kısmı **şişkin** bir şekle sahipti.
The frog’s eyes look kind of bulbous at night.
Kurbağanın gözleri geceleri biraz **şişkin** görünüyor.