Herhangi bir kelime yazın!

"brutalizing" in Turkish

zalimce davranmakgaddarlaştırmak

Definition

Birine aşırı zulüm veya şiddet uygulayarak büyük acı, ızdırap vermek. Bazen de kötü muameleyle birini daha acımasız veya duyarsız hale getirmek anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya aşırı şiddet, istismar gibi ciddi durumlarda kullanılır. Gündelik dilde pek kullanılmaz; 'beating' veya 'hurting'den daha şiddetlidir.

Examples

The guards were brutalizing the prisoners.

Gardiyanlar mahkumlara **zalimce davranıyordu**.

The movie shows the main character brutalizing his enemies.

Film ana karakterin düşmanlarını **zalimce cezalandırdığını** gösteriyor.

Reports say the army was brutalizing civilians.

Haberlerde ordunun sivillere **zalimce davrandığı** bildiriliyor.

He grew up in an environment where adults were constantly brutalizing each other.

O, yetişkinlerin sürekli birbirine **zalimce davrandığı** bir ortamda büyüdü.

The constant violence on TV is brutalizing society little by little.

Televizyondaki sürekli şiddet toplumu yavaş yavaş **gaddarlaştırıyor**.

Decades of war ended up brutalizing the whole population.

Onlarca yıllık savaş sonunda tüm toplumu **gaddarlaştırdı**.