Herhangi bir kelime yazın!

"brightening" in Turkish

aydınlanmaparlatma

Definition

Bir şeyin daha aydınlık veya ışıklı hale gelmesi ya da birinin daha mutlu ve neşeli görünmesi durumu.

Usage Notes (Turkish)

'Aydınlanma', gökyüzü, oda, yüz ya da ruh hali için kullanılır: 'aydınlanan gökyüzü', 'ruh halinin aydınlanması'. Kozmetik ürünlerde cildi daha aydınlık ve parlak yapmayı ifade eder. 'Brightening up' deyimi birinin daha canlı ya da mutlu görünmesini anlatır.

Examples

The brightening sky meant the rain was ending.

**Aydınlanan** gökyüzü yağmurun sona erdiği anlamına geliyordu.

She noticed a brightening in his eyes when he smiled.

Gülümsediğinde gözlerinde bir **aydınlanma** fark etti.

This cream claims to have a brightening effect on skin.

Bu krem ciltte **aydınlatıcı** bir etki yarattığını iddia ediyor.

There's a brightening mood in the office after the news.

Haberlerden sonra ofiste bir **canlanma** yaşanıyor.

He started brightening up as soon as his friends arrived.

Arkadaşları gelince hemen **canlanmaya** başladı.

Sunlight is slowly brightening the room through the window.

Güneş ışığı yavaşça pencereden odayı **aydınlatıyor**.