"brightened" in Turkish
Definition
Bir yerin daha aydınlık hale gelmesi ya da birinin yüzünün, ruh halinin daha neşeli olması.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek anlamda (ışık arttı), hem de mecaz anlamda (yüzü gülmek, morali yükselmek) sıkça kullanılır. “Yüzü aydınlandı” mutluluğu belirtir.
Examples
The sun brightened the room in the morning.
Sabah güneş odayı **aydınlattı**.
Her smile brightened her face.
Onun gülümsemesi yüzünü **aydınlattı**.
The sky brightened after the rain stopped.
Yağmur durduktan sonra gökyüzü **aydınlandı**.
His mood brightened as soon as he heard the good news.
İyi haberi alınca modu **neşelendi**.
The old painting brightened after they cleaned it.
Temizledikten sonra eski tablo **aydınlandı**.
She brightened when she saw her friends waiting for her.
Arkadaşlarını beklerken gördüğünde yüzü **aydınlandı**.