Herhangi bir kelime yazın!

"breadbasket" in Turkish

ekmek sepetitahıl ambarı (bölge)

Definition

Ekmek taşımak veya sunmak için kullanılan sepet; ayrıca çok fazla tahıl ya da yiyecek üreten bölge anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Kelime hem gerçek (ekmek sepeti) hem de mecaz anlamda (tarımda önemli bölge) kullanılır. Bazı ifadelerde 'karın' anlamında da geçebilir.

Examples

The waiter brought a breadbasket to our table.

Garson masamıza bir **ekmek sepeti** getirdi.

Ukraine is known as the breadbasket of Europe.

Ukrayna, Avrupa'nın **tahıl ambarı** olarak bilinir.

She filled the breadbasket with warm rolls.

O **ekmek sepeti**ni taze ve sıcak rulolarla doldurdu.

The Midwest is often described as America’s breadbasket because of all the farms.

Ortabatı, çok sayıda çiftlik olduğundan dolayı Amerika'nın **tahıl ambarı** olarak tanımlanır.

Could you pass the breadbasket? These rolls smell amazing!

**Ekmek sepeti**ni uzatır mısın? Bu rulolar harika kokuyor!

He got hit in the breadbasket during the game and had to sit out for a while.

Oyunda **ekmek sepeti**ne (karnına) vuruldu ve bir süre oyundan çıkmak zorunda kaldı.