Herhangi bir kelime yazın!

"bray" in Turkish

anırmakyüksek ve kaba sesle bağırmak

Definition

Genellikle eşeklerin çıkardığı yüksek ve rahatsız edici ses; insanlar için ise kaba ve çok yüksek sesle konuşmak ya da gülmek anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

En çok eşek için kullanılır; insanlar için ise yüksek ve rahatsız edici seslerde kullanılır. Mizahi veya negatif bir çağrışım taşır; günlük kullanımda nadirdir.

Examples

The donkey began to bray loudly at sunrise.

Eşek, gün doğumunda yüksek sesle **anırmaya** başladı.

You can hear a bray from the farm every morning.

Her sabah çiftlikten bir **anırma** sesi duyabilirsin.

The children laughed at the donkey’s loud bray.

Çocuklar, eşeğin yüksek **anırmasına** güldü.

He tends to bray with laughter at his own jokes.

Kendi şakalarına **anırır gibi gülüyor**.

When she gets angry, her voice can bray over everyone else’s.

Sinirlendiğinde sesi herkesin üzerine **anırır gibi yükselir**.

People in the back row could hear the speaker bray his opinions without a microphone.

Arka sıradakiler bile konuşmacının mikrofon olmadan fikirlerini **bağırarak söylediğini** duyabiliyordu.