"bray" in Turkish
Definition
Genellikle eşeklerin çıkardığı yüksek ve rahatsız edici ses; insanlar için ise kaba ve çok yüksek sesle konuşmak ya da gülmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok eşek için kullanılır; insanlar için ise yüksek ve rahatsız edici seslerde kullanılır. Mizahi veya negatif bir çağrışım taşır; günlük kullanımda nadirdir.
Examples
The donkey began to bray loudly at sunrise.
Eşek, gün doğumunda yüksek sesle **anırmaya** başladı.
You can hear a bray from the farm every morning.
Her sabah çiftlikten bir **anırma** sesi duyabilirsin.
The children laughed at the donkey’s loud bray.
Çocuklar, eşeğin yüksek **anırmasına** güldü.
He tends to bray with laughter at his own jokes.
Kendi şakalarına **anırır gibi gülüyor**.
When she gets angry, her voice can bray over everyone else’s.
Sinirlendiğinde sesi herkesin üzerine **anırır gibi yükselir**.
People in the back row could hear the speaker bray his opinions without a microphone.
Arka sıradakiler bile konuşmacının mikrofon olmadan fikirlerini **bağırarak söylediğini** duyabiliyordu.