Herhangi bir kelime yazın!

"braving" in Turkish

cesaret etmekgöze almak

Definition

Tehlikeli, zor ya da hoş olmayan bir duruma cesaretle karşı koymak ya da katlanmak. Genellikle zorlu koşullarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz hava, kalabalık veya tehlike gibi durumlarla alakalıdır ve cesareti öne çıkarır. 'braving' günlük konuşmaya göre daha resmi ve edebidir.

Examples

She is braving the snow to get to work.

O, işe gitmek için karı **cesaretle göğüs geriyor**.

Many people are braving the heat today at the festival.

Bugün festivalde birçok insan sıcağı **cesaretle göze alıyor**.

He is braving the crowd to get a good seat.

O, iyi bir yer bulmak için kalabalığı **cesaretle göze alıyor**.

Thousands are braving the rain at the outdoor concert tonight.

Bu akşam açık hava konserinde binlerce kişi yağa karşı **cesaret gösteriyor**.

After braving the storm, the hikers finally reached shelter.

Fırtınayı **cesaretle göze aldıktan** sonra dağcılar sonunda barınağa ulaştı.

She's not just braving difficult weather—she's determined to finish the race.

O sadece zor hava koşullarına **cesaret etmiyor**—yarışı bitirmeye kararlı.