"braes" in Turkish
Definition
‘Tepe yamaçları’ bir tepenin eğimli kenarlarını tanımlar; bu kelime özellikle İskoçya veya İngiltere'nin kuzeyine özgü, edebi veya şiirsel bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Şiirsel veya yer adlarında sıkça geçer, günlük konuşmada pek kullanılmaz. 'the braes of ...' gibi kalıplarda yer alır.
Examples
Mist rolled over the braes as the sun began to set.
Güneş batmaya başlarken sis **tepe yamaçları**nı kapladı.
The sheep grazed on the green braes.
Koyunlar yeşil **tepe yamaçları**nda otluyordu.
The children ran down the braes to the river.
Çocuklar nehre doğru **tepe yamaçları**ndan koştular.
Wildflowers grew on the sunny braes.
Güneşli **tepe yamaçları**nda kır çiçekleri büyüyordu.
She loved walking along the braes near her village.
Köyünün yakınlarındaki **tepe yamaçları**nda yürümeyi seviyordu.
Old songs often mention the 'bonnie braes of Scotland.'
Eski şarkılarda sıkça 'İskoçya'nın güzel **tepe yamaçları**'ndan bahsedilir.