"bound to do" in Turkish
Definition
Bir şeyin neredeyse kesinlikle olacağını ya da birinin mutlaka bir şey yapacağını belirtmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiilden önce gelir ve güçlü bir olasılık vurgular. Zorunluluk için kullanılmaz; bunun için 'zorunda' veya 'gerekli' denir.
Examples
She is bound to do well on the test.
O sınavda **kesinlikle yapacak** başarılı olacak.
It's bound to do damage if you drop it.
Düşürürsen kesinlikle **kesinlikle yapacak** zarar verir.
They are bound to do something exciting on vacation.
Tatilde **kesinlikle yapacak** heyecanlı bir şeyler yaparlar.
Don't worry, you're bound to do better next time.
Endişelenme, bir dahaki sefere **kesinlikle yapacak** daha iyi olursun.
With all that practice, he's bound to do an amazing job.
O kadar çok pratikle **kesinlikle yapacak** harika bir iş çıkarır.
You're bound to do something silly if you rush.
Acele edersen **kesinlikle yapacak** bir şey saçma yaparsın.