"bonhomie" in Turkish
Definition
İnsanlar arasında neşeli, samimi ve dostça bir ortam ya da davranış; özellikle bir grup ortamında görülür.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle grup ortamlarını veya sosyal etkinliklerin havasını tanımlar; derin bireysel dostluklar için kullanılmaz. 'Samimi bir atmosfer' gibi ifadelerle kullanın.
Examples
There was a sense of bonhomie at the team meeting.
Takım toplantısında bir **samimiyet** havası vardı.
His bonhomie made everyone feel comfortable.
Onun **samimiyeti** herkesi rahat hissettirdi.
The summer picnic was full of laughter and bonhomie.
Yaz pikniği kahkaha ve **samimiyet** doluydu.
Despite their differences, bonhomie filled the room after the deal was signed.
Farklılıklarına rağmen, anlaşma imzalandıktan sonra odayı **samimiyet** sardı.
You could feel the bonhomie right when you walked in the door.
Kapıdan girer girmez **samimiyet**i hissedebiliyordunuz.
Their annual parties are famous for the lively bonhomie and open conversations.
Yıllık partileri, canlı **samimiyet**i ve açık sohbetleriyle ünlüdür.