"bol" in Turkish
Definition
Genellikle cam, kil veya plastikten yapılan küçük, yuvarlak bir oyuncak; çocuklar genelde misket oyunlarında kullanır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde 'misket' olarak bilinir; 'top' veya 'kâse' (bowl) ile karıştırmayın. 'Misket oynamak' yaygındır.
Examples
He found a blue bol in the playground.
Oyun alanında mavi bir **misket** buldu.
Children like to play with bols after school.
Çocuklar okuldan sonra **misketlerle** oynamayı sever.
My grandfather collected rare bols as a hobby.
Dedem hobi olarak nadir **misketleri** toplardı.
I traded my favorite red bol for two shiny green ones.
En sevdiğim kırmızı **misketi**, iki parlak yeşil ile takas ettim.
Watch out—you might lose your last bol under the couch!
Dikkat et—son **misketini** koltuğun altına kaybedebilirsin!
Back then, every kid in the neighborhood had a pocket full of bols.
Eskiden mahalledeki her çocuğun cebinde **misketler** dolu olurdu.