"blushed" in Turkish
Definition
Utanma, sıkılma veya aşık olma gibi duygularla yüzün kızarması durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok utangaçlık, utanma veya iltifat gibi duygusal anlarda yüzün kızarmasını tarif eder; sıcaklık veya hastalık nedeniyle olmaz.
Examples
She blushed when the teacher called her name.
Öğretmen adını söyleyince **yüzü kızardı**.
He blushed because everyone was looking at him.
Herkes ona baktığı için **yüzü kızardı**.
Anna blushed when she got a compliment.
Anna iltifat alınca **utandı**.
I blushed so hard when I tripped in front of everyone.
Herkesin önünde tökezleyince çok **yüzüm kızardı**.
He blushed when she smiled at him across the room.
Kadın uzaktan ona gülümseyince **yüzü kızardı**.
She denied it, but totally blushed when I asked her about her crush.
İnkâr etti ama hoşlandığını sorduğumda kesinlikle **utandı**.