"blossom into" in Turkish
Definition
Zamanla daha iyi, gelişmiş veya güzel bir şeye dönüşmek; bir çiçeğin tam açması gibi gelişmek.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla kişinin, beceri veya ilişkinin zaman içinde olumlu şekilde gelişmesi için kullanılır. 'grow into' kadar yaygın, ama daha şiirsel ve olumlu.
Examples
She blossomed into a talented singer after years of practice.
Yıllar süren pratikten sonra yetenekli bir şarkıcıya **dönüştü**.
Over time, the friendship blossomed into love.
Zamanla arkadaşlık **aşka dönüştü**.
His small idea blossomed into a successful business.
Onun küçük fikri başarılı bir işe **dönüştü**.
It’s amazing how shy kids can blossom into confident adults.
Çekingen çocukların özgüvenli yetişkinlere **dönüşmesi** gerçekten şaşırtıcı.
Her vacation photos showed how much she had blossomed into her own style.
Tatil fotoğrafları, kendi stiline nasıl **evrildiğini** gösteriyordu.
Their startup blossomed into a major company in just a few years.
Girişimleri sadece birkaç yıl içinde büyük bir şirkete **dönüştü**.