"blissful" in Turkish
Definition
Mükemmel mutluluk, huzur veya sevinç hisseden ve bunu gösteren; çok mutlu ve huzurlu anlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'mutlu', 'huzur dolu', 'saadet dolu' ifadeleri şiirsel ya da formal kullanımlarda tercih edilir. Küçük keyifler için uygun değildir; yoğun huzur ve mutluluk anlarını anlatır.
Examples
They spent a blissful afternoon at the beach.
Onlar sahilde **mutlu** bir öğleden sonra geçirdiler.
The baby gave a blissful smile while sleeping.
Bebek uyurken **mutlu** bir gülümseme yaptı.
After the wedding, they seemed blissful together.
Düğünden sonra birlikte **saadet dolu** görünüyorlardı.
He closed his eyes and had a blissful moment just listening to the rain.
Gözlerini kapatıp sadece yağmurun sesini dinleyerek **huzur dolu** bir an yaşadı.
Their honeymoon in Bali was absolutely blissful.
Bali'deki balayıları tam anlamıyla **saadet doluydu**.
"Don’t disturb her—she looks blissful reading that book!"
"Onu rahatsız etme—o kitabı okurken **mutlu** görünüyor!"