"blind luck" in Turkish
Definition
Hiçbir beceri veya planlama olmadan tamamen tesadüf sonucu elde edilen başarı veya iyi sonuç.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi olarak, tamamen şansa dayalı olaylar için kullanılır. Planlı, emek verilmiş başarılarda kullanılmaz. Genellikle şaşkınlık veya hayret ifade eder.
Examples
He found his lost cat by blind luck.
Kaybolan kedisini tamamen **kör şans** ile buldu.
Winning the lottery is just blind luck.
Piyangoyu kazanmak tamamen **kör şans** işidir.
He passed the test by blind luck.
Sınavı tamamen **kör şans** ile geçti.
I had no idea where I was going—it was blind luck that I found the cafe.
Nereye gittiğimi bilmiyordum—cafeyi bulmam tamamen **kör şans** idi.
Sometimes, getting ahead is all about blind luck and timing.
Bazen, ilerlemek sadece **kör şans** ve zamanlamaya bağlıdır.
Believe me, getting that job offer was just blind luck—I wasn’t even looking.
İnan bana, o iş teklifini almam tamamen **kör şans**tı—aramıyordum bile.