"blend into" in Turkish
Definition
Çevreye ya da bir gruba dikkat çekmeden uyum sağlamak veya karışmak, böylece fark edilmemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'blend into the background', 'blend into a group' gibi kalıplarla kullanılır. Dikkat çekmemek, fark edilmemek anlamı taşır.
Examples
The chameleon can blend into the leaves.
Bukalemun yapraklara **karışabilir**.
She tried to blend into the crowd at the party.
O, partide kalabalığa **karışmaya** çalıştı.
The new building blends into the city skyline.
Yeni bina, şehrin silüetine **karışıyor**.
Sometimes I just want to blend into the background and not be noticed.
Bazen sadece **arka plana karışıp** fark edilmek istemiyorum.
His clothes helped him blend into the forest when hiking.
Kıyafetleri ormanda yürüyüş yaparken **ormanla karışmasına** yardımcı oldu.
New students often feel nervous trying to blend into a new school.
Yeni öğrenciler, genellikle yeni okula **uyum sağlamaya** çalışırken gergin hissederler.