"blaspheme" in Turkish
Definition
Tanrı’ya ya da kutsal kabul edilen şeylere saygısızca veya aşağılayıcı biçimde konuşmak ya da davranmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, hukuki ya da dini ortamlarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. 'Tanrıya karşı' gibi ifadelerle sıkça geçer. Basit argo veya küfürle karıştırılmamalıdır.
Examples
People should not blaspheme in places of worship.
İnsanlar ibadet yerlerinde **dine küfretmemeli**.
He was accused of trying to blaspheme against the holy book.
Kutsal kitaba karşı **kutsala hakaret etmekle** suçlandı.
It is forbidden to blaspheme in some countries.
Bazı ülkelerde **dine küfretmek** yasaktır.
He didn't mean to blaspheme; he was just angry and frustrated.
O, **dine küfretmek** istememişti; sadece öfkeli ve hayal kırıklığı içindeydi.
Some comedians have been criticized for jokes that blaspheme religious symbols.
Bazı komedyenler, dini sembollere **kutsala hakaret eden** şakaları nedeniyle eleştirildi.
She reminded him not to blaspheme, even as a joke, out of respect for others' beliefs.
Şaka bile olsa başkalarının inançlarına saygıdan dolayı **dine küfretmemesini** hatırlattı.