"bland" in Turkish
Definition
Tadı, rengi veya tarzı belirgin olmayan, heyecan vermeyen, sade ya da sıkıcı olan şeyleri tanımlar. Genellikle yemekler için kullanılır, ama başka şeyler için de söylenebilir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'tatsız yemek', 'sıradan kişilik', 'sade renk' gibi kullanılır. Çok kötü için değil, sadece heyecan ve belirginlikten yoksun şeyler için söylenir.
Examples
This soup tastes bland without any spices.
Bu çorba baharat olmadan çok **yavan** olur.
The walls are painted a bland gray.
Duvarlar **sıradan** bir griye boyanmış.
He has a very bland personality.
Onun kişiliği çok **sıradan**.
The movie was kind of bland—nothing exciting really happened.
Film biraz **sıradandı**—heyecan verici hiçbir şey olmadı.
Try adding some lemon juice if the salad tastes too bland.
Salata çok **tatsız** gelirse biraz limon suyu ekleyin.
His speech was polite but a little bland compared to the others.
Konuşması nazikti ama diğerlerine göre biraz **yavandı**.