"big ole" in Turkish
Definition
Oldukça samimi ve yerel bir tabirdir; bir şeyin özellikle büyük olduğunu esprili veya sevecen bir şekilde anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘big ole’ genellikle isimlerden önce gelir: ‘big ole araba’. Sadece samimi ortamlarda, şaka veya sevecenlik belirtmek için kullanılır, resmi konuşmalarda değil.
Examples
He drove a big ole truck down the road.
O, yolda **kocaman eski** bir kamyon sürdü.
Look at that big ole dog in the yard!
Bahçedeki şu **kocaman eski** köpeğe bak!
She wore a big ole hat to the party.
Partiye **kocaman eski** bir şapka taktığı.
It's just a big ole mess in here—where do we even start?
Burası tam anlamıyla **kocaman eski** bir karmaşa—nereden başlasak bilemiyorum.
My grandma makes the best big ole breakfasts on Sundays.
Büyükannem pazar günleri en güzel **kocaman eski** kahvaltıları hazırlar.
All I want is a big ole glass of sweet tea after work.
İşten sonra tek istediğim bir bardak **kocaman eski** soğuk çay.