"belligerent" in Turkish
Definition
Birinin saldırgan veya kavga etmeye hazır olması ya da bir ülkenin savaşa katılması durumunu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Belligerent' daha çok resmi veya akademik dilde kullanılır. Gündelik konuşmada 'aggressive' veya 'hostile' daha yaygındır. Hem kişiler hem de ülkeler için kullanılabilir; genellikle olumsuz bir anlam taşır.
Examples
He became belligerent after drinking too much.
Çok fazla içki içtikten sonra **kavgacı** oldu.
The belligerent countries refused to negotiate peace.
**Savaşan** ülkeler barışı görüşmeyi reddetti.
His belligerent tone made everyone uncomfortable.
Onun **saldırgan** tavrı herkesi rahatsız etti.
Stop being so belligerent—we're just talking!
Bu kadar **kavgacı** olmayı bırak—sadece konuşuyoruz!
Their belligerent behavior at the meeting shocked everyone.
Toplantıdaki **saldırgan** davranışları herkesi şaşırttı.
If you keep that belligerent attitude, nobody will want to help you.
Bu **kavgacı** tavrın devam ederse, kimse sana yardım etmek istemez.