"bedazzled" in Turkish
Definition
Güzel, etkileyici ya da parıltılı bir şey karşısında çok etkilenmek veya büyülenmek; bazen aşırı süslü ve göz alıcı dekorlarla karşılaşınca da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya esprili konuşmalarda kullanılır. 'bedazzled', aşırı süslü şeylerden de söz ederken kullanılabilir.
Examples
Honestly, I get bedazzled by all those fancy graphics in video games.
Açıkçası, video oyunlarındaki o süslü grafiklere **her zaman büyüleniyorum**.
She was bedazzled by the colorful fireworks.
O, rengârenk havai fişeklerden **büyülenmişti**.
The jewelry store left him completely bedazzled.
Kuyumcu mağazası onu tamamen **büyüledi**.
The stage was bedazzled with hundreds of lights.
Sahne yüzlerce ışıkla **göz kamaştırıcı** yapılmıştı.
I was so bedazzled by her voice that I forgot what I was going to say.
Onun sesiyle o kadar **büyülenmiştim** ki ne söyleyeceğimi unuttum.
His bedazzled sneakers caught everyone’s attention at the party.
Onun **göz kamaştıran** spor ayakkabıları partide herkesin dikkatini çekti.