"beckon to" in Turkish
Definition
Birine el veya baş hareketiyle yaklaşmasını ya da sizi takip etmesini istemek.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmi veya edebi bir ifadedir; birini nazikçe veya gizlice çağırmak için kullanılır. 'Wave'den daha ince bir harekettir.
Examples
He beckoned to his friend to come over.
Arkadaşını yanına gelmesi için **el ile çağırdı**.
The teacher beckoned to the students to pay attention.
Öğretmen, öğrencileri dikkat etmeleri için **işaretle çağırdı**.
She beckoned to the waiter for the check.
O, garsona hesabı getirmesi için **el ile işaret etti**.
The mysterious man in the corner kept beckoning to me all evening.
Köşedeki gizemli adam bütün gece bana **el ile işaret etti**.
If you need help, just beckon to me from across the room.
Yardıma ihtiyacın olursa, odanın öbür ucundan bana **el etmen** yeter.
Instead of shouting, he simply beckoned to us when it was our turn.
Bağırmak yerine, sıramız geldiğinde bize sadece **el etti**.