"bastions" in Turkish
Definition
‘Bastion’ kelimesi, güçlü bir siper veya koruma noktası anlamına gelir; ayrıca, bir fikir, gelenek veya yaşam biçimini güçlü biçimde savunan yer veya kişiler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Terim daha çok 'demokrasinin kalesi', 'geleneklerin dayanığı' gibi figüratif anlamlarda kullanılır; günümüzde gerçek askeri yapı için nadiren kullanılır.
Examples
The castle walls were strong bastions against the enemy.
Kale duvarları, düşmana karşı güçlü **siperler**di.
Many see schools as bastions of learning.
Birçok kişi okulları eğitimin **kalesi** olarak görür.
The old traditions survived in these rural bastions.
Eski gelenekler bu kırsal **dayanak noktalarında** yaşadı.
Some newspapers are the last bastions of independent journalism.
Bazı gazeteler bağımsız gazeteciliğin son **kalesi**.
Even in modern times, small villages can be bastions of old customs.
Modern zamanlarda bile küçük köyler eski geleneklerin **dayanak noktası** olabilir.
She became one of the strongest bastions against corruption in the government.
O, hükümette yolsuzluğa karşı en güçlü **siperlerden** biri oldu.