Herhangi bir kelime yazın!

"bankrupts" in Turkish

iflas ettirir

Definition

Birine veya bir işletmeye tüm parasını kaybettirip borçlarını ödeyemez hale getirir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok iş veya resmi ortamlarda kullanılır. Genellikle 'X iflas ettirir Y' şeklindedir. 'İflas' sıfatıyla karıştırma; bazen mecaz anlamda da kullanılır.

Examples

The high cost of medicine bankrupts many families.

İlaçların yüksek maliyeti birçok aileyi **iflas ettirir**.

If the company grows too fast, it sometimes bankrupts itself.

Şirket çok hızlı büyürse bazen kendini **iflas ettirir**.

Heavy taxes sometimes bankrupt small businesses.

Ağır vergiler bazen küçük işletmeleri **iflas ettirir**.

A single bad investment often bankrupts people who take big risks.

Tek bir kötü yatırım, büyük risk alan insanları sık sık **iflas ettirir**.

Sometimes divorce bankrupts both partners emotionally and financially.

Bazen boşanma her iki partneri de duygusal ve maddi olarak **iflas ettirir**.

That expensive habit eventually bankrupts him, but he never learns.

O pahalı alışkanlık sonunda onu **iflas ettirir**, fakat o hiç ders almaz.