"banknote" in Turkish
banknot
Definition
Bir banka veya devlet tarafından çıkarılan, yasal ödeme aracı olan kağıt para.
Usage Notes (Turkish)
Günlük hayatta genellikle 'kağıt para' denir; resmi veya teknik dilde 'banknot' tercih edilir. Örn: 'yirmi liralık kağıt para'.
Examples
He paid for the book with a banknote.
Kitabın parasını bir **banknot** ile ödedi.
This banknote is new and very clean.
Bu **banknot** yeni ve çok temiz.
Can you give me a ten-dollar banknote?
Bana on dolarlık bir **banknot** verebilir misin?
Do you have change for this banknote?
Bu **banknot** için bozuk paran var mı?
The cashier checked the banknote with a special light.
Kasiyer, **banknot**u özel bir ışıkla kontrol etti.
Some people collect old banknotes from around the world.
Bazı insanlar, dünyanın dört bir yanından eski **banknot**ları toplar.