"bail on" in Turkish
Definition
Uyarı ya da geçerli bir sebep olmadan birini aniden bırakmak veya planı iptal etmek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi konuşmalarda kullanılır. Arkadaşlar arasında planı bozan veya gruptan ayrılan kişiyi anlatır. Resmi dilde tercih edilmez.
Examples
He bailed on our movie night at the last minute.
O, son anda film gecemizi **bozdu**.
Don't bail on your friends when they need you.
Arkadaşların sana ihtiyaç duyduğunda onları **ekipten ayrılma**.
She promised to help but then bailed on me.
Yardım etmeye söz verdi ama sonra beni **bıraktı**.
Sorry, I can't make it tonight—I have to bail on dinner.
Üzgünüm, bu akşam gelemem—yemeği **iptal etmem** gerekiyor.
I hate when people bail on plans without telling me.
Birilerinin bana söylemeden planı **bozmasına** sinir oluyorum.
He said he'd be here, but he totally bailed on us.
Burada olacağını söyledi ama bizi tamamen **bıraktı**.