"avert" in Turkish
Definition
Kötü bir şeyin olmasını engellemek veya özellikle gözlerini/başını başka yöne çevirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmidir ve genellikle 'avert a crisis', 'avert disaster' gibi olumsuz olaylar için kullanılır. İnsanlardan kaçmak için kullanılmaz. 'Avert your eyes' gözlerini çevirmek demektir.
Examples
She tried to avert an accident by slowing down.
Kazayı **önlemek** için yavaşlamaya çalıştı.
You should avert your eyes from the bright light.
Parlak ışıktan gözlerini **çevirmelisin**.
We acted quickly to avert disaster.
Faciayı **önlemek** için hızlıca harekete geçtik.
He barely managed to avert a major problem at work yesterday.
Dün işte büyük bir sorunu zar zor **önledi**.
When she saw the news, she had to avert her eyes from the screen.
Haberleri izlerken gözlerini ekrandan **çevirmek** zorunda kaldı.
Good planning can help avert unnecessary stress.
İyi planlama gereksiz stresi **önlemeye** yardımcı olabilir.