"autocratic" in Turkish
Definition
Tüm güç ve kontrolün tek bir kişinin veya grubun elinde toplandığı, başkalarının fikrine değer verilmediği durumları tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'Otokratik lider', 'otokratik rejim' gibi resmi ve eleştirel bağlamlarda sık kullanılır; gündelik dilde nadir.
Examples
The country was ruled by an autocratic leader for many years.
Ülke yıllarca **otokratik** bir lider tarafından yönetildi.
An autocratic boss never asks the team for advice.
**Otokratik** bir patron asla ekibin fikrini sormaz.
Many people fear autocratic governments.
Birçok insan **otokratik** hükümetlerden korkar.
He has such an autocratic way of making decisions—he never listens to anyone else.
Karar verme şekli çok **otokratik**—kimseyi dinlemiyor.
The new policies seemed a bit too autocratic for a modern workplace.
Yeni politikalar modern bir işyeri için biraz fazla **otokratik** görünüyordu.
If you’re too autocratic, people will stop sharing their ideas with you.
Eğer çok **otokratik** olursanız, insanlar sizinle fikir paylaşmayı bırakır.