"aural" in Turkish
Definition
Duyma veya kulaklarla ilgili olan şeyleri belirtir. Bir şeyin işitilerek algılanmasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eğitimde, tıp veya teknik alanlarda geçer ('aural skills', 'aural exam'). 'Oral' (ağızla ilgili) kelimesiyle karıştırılmamalıdır.
Examples
He needs an aural test to check his hearing.
Duyma yeteneğini ölçmek için **işitsel** bir teste ihtiyacı var.
The aural part of the exam was difficult for me.
Sınavın **işitsel** kısmı benim için zordu.
Music students practice aural skills every day.
Müzik öğrencileri her gün **işitsel** beceriler çalışır.
She finds it easier to remember things by aural learning than by reading.
O, okumaktan ziyade **işitsel** öğrenmeyle daha kolay hatırlıyor.
Good aural feedback is important when learning a new language.
Yeni bir dil öğrenirken iyi **işitsel** geri bildirim çok önemlidir.
There's a big difference between aural and written information.
**İşitsel** bilgi ile yazılı bilgi arasında büyük fark vardır.