"arousing" in Turkish
Definition
Güçlü bir duygu, heyecan veya ilgi uyandıran bir şeyi ifade eder. Genellikle dikkat çeken veya duyuları harekete geçiren durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi ya da betimleyici ifadelerde kullanılır. 'arousing interest', 'arousing curiosity' gibi kalıplarda yaygındır. Hem olumlu hem olumsuz duyguları tarif edebilir, bazen cinsel anlam da taşıyabilir.
Examples
The teacher gave an arousing speech about following your dreams.
Öğretmen hayallerinin peşinden gitmek hakkında **uyandırıcı** bir konuşma yaptı.
That was a very arousing story you told.
Anlattığın hikaye çok **uyandırıcıydı**.
He finds action movies arousing.
Aksiyon filmlerini çok **uyandırıcı** buluyor.
Some music can be surprisingly arousing when you least expect it.
Bazı müzikler beklemediğiniz anlarda şaşırtıcı derecede **uyandırıcı** olabilir.
The movie contained some arousing scenes not suitable for children.
Filmde çocuklar için uygun olmayan bazı **tahrik edici** sahneler vardı.
His arousing curiosity led him to explore forgotten places in the city.
Onun **uyandırıcı** merakı, şehirdeki unutulmuş yerleri keşfetmesine yol açtı.