"argue for" in Turkish
Definition
Belirli bir fikir, görüş veya eylemi desteklemek için gerekçeler veya açıklamalar sunmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya akademik konuşmalarda kullanılır. 'Argue for', bir şeyi savunmak anlamına gelir; 'argue with' ile karıştırılmamalı.
Examples
She will argue for higher pay at the meeting.
Toplantıda daha yüksek maaşı **savunacak**.
The lawyer will argue for her client's innocence.
Avukat, müvekkilinin masumiyetini **savunacak**.
Many scientists argue for protecting the environment.
Birçok bilim insanı çevrenin korunmasını **savunuyor**.
He always argues for more flexible work hours.
O her zaman daha esnek çalışma saatlerini **savunur**.
They argued for a new approach during the conference.
Konferansta yeni bir yaklaşımı **savundular**.
"Let me argue for letting everyone choose their own seats," she suggested.
"Herkesin kendi koltuğunu seçmesine izin verilmesi için **savunmamı** yapayım," diye önerdi.