"appeased" in Turkish
Definition
Birinin öfke ya da endişesinin yatıştırılıp sakinleşmesi veya isteklerinin karşılanması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle öfke, talep veya tehdit gibi durumlarda kullanılır. 'appeased', 'please' gibi mutlu etmekten ziyade sakinleştirmek ya da tatmin etmeye yöneliktir.
Examples
She finally appeased her angry client.
Sonunda kızgın müşterisini **yatıştırdı**.
The loud crowd was appeased after someone spoke to them.
Gürültülü kalabalık, biri konuşunca **yatıştırıldı**.
His hunger was appeased with a big meal.
Açlığı büyük bir yemekle **yatıştırıldı**.
The manager quickly appeased the workers by promising a bonus.
Yönetici, prim sözü vererek işçileri hızla **yatıştırdı**.
People felt appeased when the announcement addressed their concerns.
Duyuru, endişelerine değinince insanlar **yatıştırılmış** hissetti.
He made a joke, hoping his friends would feel appeased after the argument.
Bir şaka yaptı ve arkadaşlarının tartışmadan sonra **yatışmasını** umdu.