"antiquities" in Turkish
Definition
Tarihi veya kültürel değeri olan, eski çağlardan kalma eserler ve eşyalar, genellikle müzelerde veya arkeolojik alanlarda bulunur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çoğul olarak ve resmi/akademik bağlamda kullanılır. 'Antik eşya ticareti', 'antikalar müzesi' gibi ifadelerle yan yana gelir. Günlük konuşmada nadiren görülür.
Examples
The museum displays many antiquities from ancient Egypt.
Müze, Antik Mısır'dan birçok **antika** sergiliyor.
Some people collect antiquities as a hobby.
Bazı insanlar, hobi olarak **antika** toplar.
The thieves tried to steal rare antiquities from the site.
Hırsızlar, yerden nadir **antikaları** çalmaya çalıştı.
Experts say these antiquities date back over 2,000 years.
Uzmanlar, bu **antikaların** 2.000 yıldan daha eski olduğunu söylüyor.
There are strict laws about exporting antiquities from the country.
Ülkeden **antikaların** ihracatıyla ilgili sıkı yasalar vardır.
I love wandering around markets full of interesting antiquities and old treasures.
İlginç **antikalar** ve eski hazinelerle dolu pazarlarda dolaşmayı severim.