Herhangi bir kelime yazın!

"anteater" in Turkish

karıncayiyen

Definition

Karıncayiyen, uzun burunlu ve dilli, karınca ve termitlerle beslenen bir memelidir. Genellikle Orta ve Güney Amerika’da yaşar.

Usage Notes (Turkish)

‘Karıncayiyen’ genellikle dev karıncayiyeni ifade eder, benzer türler için de kullanılır. Sadece karınca yiyen herhangi bir hayvanı değil, özgün bir türü belirtir. Yaygın olarak bilimsel veya hayvanat bahçesi gibi ortamda kullanılır.

Examples

The anteater has a long tongue to catch ants.

**Karıncayiyen** uzun diliyle karınca yakalar.

People can see an anteater at the zoo.

İnsanlar hayvanat bahçesinde **karıncayiyen** görebilirler.

An anteater does not have teeth.

Bir **karıncayiyenin** dişleri yoktur.

The anteater wandered slowly through the tall grass, looking for food.

**Karıncayiyen**, uzun otların arasından yavaşça geçerek yiyecek arıyordu.

Have you ever seen a giant anteater in real life?

Gerçek hayatta hiç dev bir **karıncayiyen** gördün mü?

The baby anteater rides on its mother's back for protection.

Yavru **karıncayiyen**, korunmak için annesinin sırtında taşınır.