Herhangi bir kelime yazın!

"antagonize" in Turkish

düşman etmekkışkırtmak

Definition

Birini kızdıracak ya da size karşı düşman bir tutuma sokacak bir şey yapmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve ciddi çatışmalarda kullanılır; küçük rahatsızlıklar için uygun değildir. Sıklıkla bir nesneyle kullanılır: 'antagonize your boss' gibi.

Examples

Be careful not to antagonize your teacher.

Öğretmenini **düşman etmemeye** dikkat et.

She didn't mean to antagonize her friend.

Arkadaşını **düşman etmek** istememişti.

Loud music can antagonize your neighbors.

Yüksek sesli müzik komşularını **kışkırtabilir**.

He tends to antagonize people with his sarcastic comments.

O, alaycı yorumlarıyla insanları sıkça **düşman ediyor**.

You don't want to antagonize the manager before the big meeting.

Büyük toplantıdan önce müdürü **kışkırtmak** istemezsin.

The new policy has antagonized many employees.

Yeni politika birçok çalışanı **düşman etti**.